5 Mart 2012 Pazartesi

Dia ve Sow'lu yemekten ufak tefek ayrıntılar






Öncelikle davetimizi kırmadıkları ve koyu Fenerbahçeli bir aileyi bu kadar mutlu ettikleri için bir kere de burdan teşekkür edelim. Gayet sıcakkanlı, samimi bir yemekti. Ufak bir tanıtma yapalım. Fenerbahçe formalı arkadaş, Dia'nın sağ kolu oluyor. Hem arkadaşı, hem de kendisinin işlerini hallediyor. Kendisi görüldüğü üzre şimdiden Fenerbahçeli olmuş zaten. Yanındakiler Dia ve Sow zaten, onları tanıtmaya gerek olmadığını düşünüyorum. Üstte benim yanımda ki arkadaş ise Dia'nın abisi oluyor. Sow'un arkasında ki hanımefendi ise Sow'un eşi. Fransızca dışında dil bilmedikleri için ufak tefek iletişim kopuklukları olsa da, masa da tercüme edebilen bir kişi olduğu için anlaşma sağlayabildik. Ufak tefek de olsa konuşulanlardan bahsedeceğim biraz.


  • Dia sempatlikliğin kitabını yazabilir, sürekli bir gülenyüz hakimdi suratında. Sow biraz daha çekingen, daha alışma sürecinde gibi gözüküyor.
  • İkisi de, Beşiktaş-Trabzon maçını pür-dikkat izlediler. Mustafa Pektemek oyuna girerken, Dia Sow'a "bu çocuk baya iyi, hızlı, etkili, iyi olacak" tarzında birşeyler söyledi gibi geldi.
  • Dia bir seneyi aşkındır burada olduğu için, kebaba aşina gözüküyordu zaten, fakat Sow ve eşi resmen hayran kaldılar. Gavurdağı salata-lahmacun ve kuzu şiş özellikle beğendikleri şeyler oldu.
  • Gecenin açık ara en çok yiyen kişisi Dia'nın abisi oldu. Ara sıcak-salata-meze üstüne tahminimce en az 3 porsiyon kebap yedi.
  • Sow'un eşi güzel bir haber verdi. Kendisi atletizmde Avrupa ikinciliğine sahipmiş ve Fransa'da üniversitesi bittiğinde, Fenerbahçe için yarışmak istiyormuş. 
  • İçki ve sigara kesinlikle kullanmıyorlar. Hatta masalarında içki içilmesinden de pek hoşlanmadıklarını öğrencince, masada gece boyu bir tek kola içildi. Sow'un Fenerbahçe'yi ve İstanbul'u tercih etmesinin asıl sebeplerinden biri, müslüman olmasıymış zaten.
  • Yan masada oturan-fransızca bilen-Fenerbahçeli bir abimiz, yanımıza gelip "Galatasaray'ı yenin, ne dileyin benden dilerseniz dedi". Dia'da "merak etmeyin" tarzında bir bakış attı.
  • Dia, Alex'le sık sık görüştüklerini anlattı.
  • Babamın arkadaşı "forma istesene oğlum" dediğinde, Sow'la Dia'ya forma koleksiyonumu gösterdim, onlar benden forma isteyecekmiş gibi baktılar. Baya şaşırdılar.
  • Sow sanırım Dia'da kalıyormuş ve şu an ev tutmak üzereymiş. Bienvenu ise ayrı bir sitede yaşıyormuş.
  • Babamın "galatasaray'ı yenin, evde mangal daveti veriyorum" sözü üstüne, hem galibiyet hem mangal için söz verdiler. Sanırım bu ilk ve son görüşme olmayacak. Bir dahakine Alex'in de gelebileceği konuşuldu. Öyle birşey olursa zaten hayatımın hatırası olacaktır, onları da zevkle paylaşırım.
  • Çok sık fotoğraf talebine rağmen hiç surat asmadılar. 
  • Tatlı olarak en çok katmere bayılmışlar. Dia'nın abisi "tiramüsü" diye tutturdu, fakat kebapçıda tiramüsü bulamayacağını anladı sonra.
  • Stoch'un kornerden Alex'in ortasına attığı golü idmanlarda sık sık çalıştıklarını anlattılar. Sow gollerinin devam edeceğine söz verdi. 


Aklıma gelenler bunlar. Azıcık İngilizce bilselerdi, muhtemelen daha çok şey öğrenecektik, ama aynı masada oturmak bile benim için unutulmayacak bir hatıra oldu. Bir daha ki görüşmede inşallah daha kalabalık bir futbolcu kadrosuyla, daha enteresan şeylerle karşılarız.

Tüm Fenerbahçeliler'e selamlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder